« Anasayfa | İslâm Kaynakları Kütüphanesi | İlahiler | Künye

Teravih namazı erkek ve kadın her ikisi için sünnet-i müekkededir. Orucun değil Ramazan'ın sünnetidir. Oruç tutamayan hasta ve yolculara da Teravih kılmak sünnettir. Teravih namazının sünne ...  

Teravih Namazı ve Buna Ait Hükümler / A. Hamdi Akseki

Teravih namazı erkek ve kadın her ikisi için sünnet-i müekkededir. Orucun değil Ramazan'ın sünnetidir. Oruç tutamayan hasta ve yolculara da Teravih kılmak sünnettir.

Teravih namazının sünnet olması Peygamberimiz'in s. işi ve sözleriyle sabittir. Kendileri kılmışlar ve bizim de kılmamızı emir buyurmuşlardır.

Teravih namazını cemaatle kılmak sünnet-i kifâyedir. Binaenaleyh, bir memlekette yahud bir mahallede oturan insanlardan bir kısmı toplanıp mescitlerinde cemaatle kılar ve diğer bir kısmı evlerinde kendi başlarına kılacak olurlarsa, sünneti terk etmiş sayılmazlar.

Teravih namazının cemaatle sünnet olması da Peygamberimiz'in s. işi ile sabittir. Buhari ve Müslim'in rivayet ettiklerine göre, Peygamberimiz s. Ramazan'ın 23üncü, 25inci ve 27nci geceleri Mescid-i Şerife gelerek Sahabe'leriyle birlikte Teravih namazı kılmışlardır. Vitir ile birlikte mescitte on bir rekat kıldıkları gerisini de yalnız başına evlerinde kıldıkları hadislerin sarâhatinden anlaşılmaktadır. Sonra farz olur korkusuyla buna devam etmemişlerdir. Teravihin yirmi rekat olduğunda Sahabe'nin icmâı vardır.

Peygamberimizin s. Mescid-i Şerif'de sekiz rekat kıldıklarına bakarak Teravihin sekiz rekatten ibaret olduğunu söylemek doğru değildir. Filhakika Peygamberimiz s. Sahabe ile birlikte sekiz rekat kılmışlardır. Fakat bundan sonra evlerinde on iki rekat daha kılarak yirmi rekatı tamamlamıştır. Hz. Ömer de bunun yirmi rekat olduğunu beyan etmiş ve mescitte cemaatle kılınmasını muvafık bulmuş ve buna karşı Sahabe'den hiçbirisi bir şey söylememiştir.

İşte bunun içindir ki: Teravih yirmi rekat olarak her Müslüman'ın üzerine sünnet-i müekkededir. Peygamber s. daimi olarak cemaatle kılmadığı için cemaatle kılmak sünnet-i kifayedir. Teravih namazını cemaatle evde kılanlar, sahih kavle göre, cemaatin faziletini kazanırlarsa da, mescitte kılınan bir namazın fazileti, yalnız başına kılınan bir namazdan yirmi yedi derece fazladır. Evinde cemaatle namaz kılan bir adam cemaatin bu sevabını kazanır. Fakat mescitteki cemaatin faziletini kazanamaz. Cemaatle kılınması meşru' olan her namaz hakkındaki hüküm böyledir.

Teravih namazının vakti yatsı namazından sonra sabah namazının vakti girinceye kadar olan vakittir. Muhtar olan kavle göre, yatsı namazından sonra kılınır. Evvel kılmak caiz değildir. Teravih namazı yatsı namazına tabi' olduğundan vitir namazı teravihten sonra kılındığı gibi teravihten evvel kılmak da sahihtir. Yatsı namazını bir imam ile teravihi ve vitri de başka bir imam ile kılan bir adam, arkasında yatsı namazını kıldığı imamın yatsıyı abdestsiz kıldırmış olduğunu veyahut herhangi bir sebepten dolayı yalnız yatsı namazının fasid olduğunu sonradan anlarsa fasid olan yatsı namazını yeniden kılacağı gibi, fasid olmamış olan teravihi de yeniden kılar. Çünkü teravih yatsıya tabidir.

Bu gibi yerde vitri yeniden kılmak lazım değildir. Sahih olan da budur. Teravihin bir kısmında imama yetişememiş olan kimse, sonunda imam vitir kılmaya kalkıverirse imamla beraber vitri kılarak teravihten kılamadığı rekatları sonradan kılması caizdir.

Teravih bi'l-icmâ' yirmi rekattır. Seleften mütevaris olan teravihi on selam ile kılmaktır. Bu cihet İmam-ı Azam Ebû Hanife'den de rivayet olunmuştur. Her dört rekat başında biraz oturulur. İsterse bu esnada salavât ile tekbir ve tehlil ile meşgul olur.

İki rekatta bir selam vermeyerek rekatları birbirine ekler ve yirmi rekatı kıldıktan sonra selam verir ve bunu bilerek yaparsa-her iki rekatta oturmak şartıyla- esah olan teravih tam olarak sahih ve fakat mekruhtur. Eğer her iki rekattan sonra oturmayarak dört rekattan sonra oturmuş ve en sonunda selam vermiş ise kıldığı her dört rekat -sahih kavle göre- iki rekat sayılır.

Eğer yirminci rekata kadar hiç oturmayarak yirminciden sonra oturup selam vermiş ise yalnız iki kılmış sayılır. Dokuz selam ile on sekiz rekat mı yoksa on selam ile yirmi rekat mı kıldıklarında cemaat ve imam şüpheye düşerse, sahih olan cemaat olmayarak ayrı ayrı iki rekat daha kılarlar.

Cemaatten bir kısmı yirmi kılındığını, bir kısmı da on sekiz kılındığını iddia eder ve her iki taraf kat'iyyen böyledir derse imam hangi tarafta ise o tarafın dediği tercih olunur. İmam bir taraf, cemaat bir taraf olur ve imam kaç kılındığını kati olarak bilirse cemaatin sözüne bakılmaz. Bu surete göre eğer imam da şüpheye düşerse o zaman cemaatin dediği olur. Eğer cemaat kaç kıldıklarında ihtilafa düşer ve imam da bir tarafı kestiremezse, doğru söylediklerine kanaati olan tarafın dediğini kabul eder. Hiçbir tarafı tercih etmezse ihtilaf ettikleri kısmı ayrı ayrı kılarlar.

Eğer bir selam ile dört rekat kılar ve fakat ikinci rekattan sonra oturmayı unutursa muhtar kavle göre yalnız iki rekat yerine geçer.

İkinci rekat başında oturmayı terk ettiği cihetle ilk iki rekat kıyasen fasittir; son iki rekat da istihsânen caizdir. Teravih namazını hatim ile kılmak sünnettir. Eğer hatim ile kıldırmak cemaatin tenfîrini ve dağılmalarını mûcib olacaksa, muhtar olan kavle göre, imam bundan vazgeçerek Fatiha'dan sonra üç kısa ayetten veya üç kısa ayet kadar uzun bir ayetten daha kısa okumak mekruhtur.

Cemaatin bıkkınlığını mûcib bile olsa Teravihin her teşehhüdünde Salâvat-ı Şerifeyi okumaktan imam vazgeçmez. Çünkü Salâvat-ı Şerife okumak bizce sünnet-i müekkededir. Bazı müctehidlere göre de farzdır.

Teravihte pek acele edilip de harflerin ve kelimelerin hakkını vermemek, ta'dil-i erkânı bırakmak, eûzü besmeleyi terk etmek gibi hallerden son derece çekinmek lazımdır. Her iki rekattan sonra Subhâneke okumayı da terk etmemelidir. Rükû' ve sücûd ve tesbihlerini de terk veya üçten eksik etmemelidir. Rükû' ve sücûd tesbihleri de bizce sünnet-i müekkededir. Cemaate bıkkınlık değilse, bunları cemaatin keyfi için terk etmemek lazımdır.

Vaktinde kılınmamış olan bir teravih sonradan kaza olunmaz. Esah olan budur. Eğer kaza ederse teravih değil, müstehab bir nafile olur.

Yatsı namazının farzında cemaati terk etmiş olanlar, teravihi cemaatle kılmazlar. Çünkü teravih, yatsıya tabidir. Teravihi imam ile kılamayan vitri kılabilir.

Teravihi bir imam ile vitri başka bir imam ile kılmak, sahih kavle göre caizdir. Uyku iyice bastırdığı bir sırada teravih kılmak mekruhtur. (başka namazlarda da böyledir.)

Şayet iki rekatta selam vermeyip de dört rekatta selam verecek olursa, tıpkı yatsının sünneti gibi, ikinci rekattan sonra et-Tahiyyatü, Allahumme salli ve bârik'i okuyarak üçüncü rekata kalkar, "Subhaneke ve Eûzü Besmele"den sonra Fâtiha ve sûre okuyarak rekatları bitirir. Vitir ile teravih arasında biraz oturmak müstehaptır. Teravih cemaatle kılınırsa vitir de cemaatle kılınır. Vitiri yalnız kılmak da caizdir.

Kaynak: A. Hamdi Akseki, İslam Dini, Ankara, Dib Basımevi, 1976, 179-181