« Anasayfa | İslâm Kaynakları Kütüphanesi | İlahiler | Künye

Ey insanlar! Allah'tan korkunuz. Dininize sımsıkı sarılınız. Rabbinize tevekkül ediniz. Çünkü Allah'ın dini ortadadır. Allah'ın kelimesi tamdır, eksiksizdir.  

Hz. Ebubekir'in Hutbesi

Hz Ebubekir mescidin kapısında devesinden indi. Çok üzgün olarak Allah rasulü'nün evine doğru gitti. Kızı Aişe'nin evinin önüne geldi, içeri girmek için izin istedi. İçeri girdiğinde Âlemlerin Efendisi vefat etmişti. Yatağının üzerinde öylece yatıyorlardı. Orada bulunan tüm kadınlar onun etrafında toplanmışlar ve mübarek yüzünü kapatmışlardı. Hz. Ebubekir, Allah'ın yüce Rasulune doğru yaklaştı ve iki cihan güneşinin yüzünü açtı. Diz üstü çöktükten sonra efendiler efendisinin o mübarek yüzünü durmadan öptü ve ağladı... Sonra insanlara dönerek şöyle seslendi:

Hayatımı elimde tutan Allah'a yemin ederim ki Hz. Peygamber vefat etmiştir. Ey Allah'ın Rasulü; Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun. Sen diriyken de ölüyken de ne güzelsin."dedi ve Allah Rasulünün yüzünü örttü.

Daha sonra mescide gitti ve minberin önünde insanlara şöyle seslendi: "Ey Allah'ın kulları! Oturunuz ve dinleyiniz." buyurdu. Hamd ve senadan sonra şehadet getirerek insanlara şöyle seslendi. Ey insanlar! Hz peygamber sizin aranızda ve henüz sağken Allah u Teala kendisine ölümünü haber vermişti. Bu ölümdür. Allah'tan başka hiç kimse kalmaz. Ey Allah'ın kulları! Allah Teala Al-i İmran 144. ayet-i kerimesinde "Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçti" buyurmuyor mu? Hz Ebubekir bu ayeti okuyunca Hz. Ömer insanlar içinden aniden doğrularak; "Kuran'da bu ayet var mıdır? Allah'a yemin ederim ben böyle bir ayetin inmiş olduğunu bugünden önce bilmiyordum" der. Hz Ebubekir bunun üzerine Zümer Suresi'nin 30. ayetini okur. "Allah, peygamberine kesinlikle sen de öleceksin, onlar da ölecek." Onun zatı hariç her şey fanidir. Hüküm ancak Onundur. Dönüş ancak Onadır. Sonra da Rahman suresinin 26. ayetini okur. "Yeryüzünde olan herkes fanidir. Onun celal ve ikram sahibi yüzü baki kalır." buyurdu. Sonra da Al-i İmran Suresi 185. ayetini okuyarak devam etti. "her nefis ölümü tadıcıdır. Siz ancak kıyamet gününde ecirlerinizi tam alırsınız." buyurdu ve devam etti. Allah, Muhammed'e ömür verdi. Allah, dinini ayakta tutuncaya kadar onu serbest bıraktı. O da Allah'ın emrini tüm âleme yaydı. Allah'tan gelen peygamberliği insanlara anlattı. Allah yolunda cihat etti. Sonra bunun üzerine Allah(cc), onun canını aldı ve aynı yol üzerinde sizi bıraktı. Ancak uyarı ve şifadan yani Kuran'dan sonra helak olan helak olur. Kim ki Allah'ı Rab tanıyor ve Ona ibadet ediyorsa Allah diridir, ölmemiştir. Kim ki Muhammed'e tapıyor ve onu ilah tanıyorsa, onun ilahı ölmüştür. Ey insanlar! Allah'tan korkunuz. Dininize sımsıkı sarılınız. Rabbinize tevekkül ediniz. Çünkü Allah'ın dini ortadadır. Allah'ın kelimesi tamdır, eksiksizdir. Allah, dinine yardım edene yardım eder ve dinin aziz kılar. Allah'ın kitabı aramızdadır. O nurdur, şifadır. Allah, onunla Muhammedi kurtuluşa erdirmiştir. Orada Allah'ın helali ve haramı vardır. Ey insanlar! Allah'a yemin ederim ki Allah'ın mahlûklarından bizim aleyhimizde birleşenlerin hiçbirinden korkmam. Allah'ın kılıçları kınlarından çekilmiştir. Biz daha o kılıçları bırakmamışızdır. Kesinlikle biz, bize muhalefet edenle cihad edeceğiz. Tıpkı Rasulullah'la birlikte cihat ettiğimiz gibi...Hiç kimse kendi nefsinden başkasına saldırmış sayılmaz." buyurdu ve yanındaki muhacirlerle Allah Rasulü'nün evine geldi. Mü'minlerin emiri Hz Ebubekir bir hutbe okudu ve şöyle buyurdu. Ey Allah'ın kulları! Şunu iyi bilin ki Allah'a samimiyetle ibadet ettiğiniz müddetçe rabbinize itaat etmiş ve hakkınızı korumuş olursunuz. Onun için yaşadığınız günlerde borçlarınızı ödeyiniz ki gelecekte size azık olsun ve ihtiyaç duyduğunuz zaman hazır bulunsun. Ey Allah'ın kulları! Sizden önce geçen kavimleri düşünün. Dün neydiler? Bugün ne oldular? Yeryüzünü inşa eden o sultanlar şimdi nerede? Kendileri unutulduğu gibi isimleri de silindi. O kimseler sanki dünyaya hiç gelmemiş gibi oldular. Sanki onlar bir hiçti. Sanki bu dünya da hiç yaşamamışlardı. Kendileri karanlık kabirde yatarken saray ve köşkleri yerle bir olmuştur. Onların hiçbirini görüyor musunuz? Ve ya onlardan bir fısıltı olsun duyuyor musunuz? Ey Allah'ın kulları! Tanıdığınız arkadaş ve akrabalarınız şimdi nerede? Onlar da amellerinize misafir olmak için dünyadan gittiler. O kimselerin bazısı kurtuluşa bazısı da hüsrana uğramıştır. Şüphesiz Allah Teala'yla yarattıkları arasında akrabalık bağı yoktur ki Allah'tan özel bir muamele görsünler. Ey Allah'ın kulları! İnsanları Allah'ın azabından ancak ona itaat etmek, emirlerine uymak kurtarabilir. Sonu ateş olan keyifli bir hayatta hayır yoktur. Sonu cennet olan sıkıntılı bir hayatta da kötülük yoktur. Ben bunları size söyler hem kendim için hem de sizin için Allah'tan af dilerim.