« Anasayfa | İslâm Kaynakları Kütüphanesi | İlahiler | Künye

Nerede dünyayı karıştıran ve imar eden hükümdarlar? Onlar mahvolup gittiler. İsimleri unutuldu, bir hiç oldular. Allah, onlara gerekeni yaptı.   

Takva ve Geçmişten İbret Almak Hususunda Hz. Ebubekir'in Hutbesi

Hz. Ebubekir ayağa kalkarak, Allah'a hamd ve senadan sonra şöyle der: "Allah, sadece kendi rızası için yapılan amelleri kabul eder, onun için siz de amellerinizle Allah'ın rızasını isteyiniz. Bilmiş olun ki, amellerinizde samimi oluşunuz; Allah'a itaat etmeniz, saadet kazanmanız, vazifelerinizi yerine getirmeniz ve fani olan günlerden bâki olanlara, fakirlik ve ihtiyaç anı için, salih ameller hazırlamanız demektir.
Ey Allah'ın kulları! Ölenlerinizden ibret alınız. Sizden öncekileri düşününüz. Onlar dün neredelerdi? Bugün neredeler? Hani nerede zalimler? Nerede, harp meydanlarında zafer ve savaşçılıklarıyla isim bırakanlar? Zaman onları da yıkıp haklarından geldi. Onlar da çürüdüler. Aleyhlerinde çok şeyler konuşuldu.
Kötü sözler, kötü kimselere, kötü kimseler de kötü sözlere yakışır.
Nerede dünyayı karıştıran ve imar eden hükümdarlar? Onlar mahvolup gittiler. İsimleri unutuldu, bir hiç oldular. Allah, onlara gerekeni yaptı. Onların arzu ve isteklerine son verdi. Amelleri kendilerinin, dünya da başkalarının dünyası olduğu halde geçip gittiler. Onlardan sonra yerlerine biz kaldık. Eğer onlardan ibret alırsak kurtuluruz. Gurura kapılır, kendimizi aldatırsak, biz de onlar gibi oluruz.
Nerede güzel yüzlü kimseler, gençliğiyle böbürlenenler? Onlar toprak oldular. Yapmadıkları şeyler sebebiyle pişman oldular. Hani berede şehirler kuran, etrafını surlarla çevirip orada hayret verici eserler yapanlar? Onlar da yaptıklarını, kendilerinden sonra gelenlere bıraktılar. İşte bomboş meskenleri. Kendileri de kabirlerin karanlıklarında. Onların hiçbirinden bir varlık eseri veya en ufak bir ses duyuyor musun?
Oğullarınızdan ve kardeşlerinizden tanıdıklarınız neredeler? Ecelleri geldi ve daha önce hazırlandıklarına kavuşup onlarla başbaşa kaldılar. Ölümden sonra bedbaht veya mesut oldular.
Ortağı olmayan Allah'la kullarından hiçbiri arasında bir akrabalık yoktur ki o yüzden ona hayır versin veya yaptığı bir kötülüğü cezalandırmaktan vazgeçsin. Allah'ın, kullarına hayır vermesi de, kötülüklerini cezalandırmaktan vazgeçmesi de sadece ona itaat ve emrine uymakla olur.
Biliniz ki sizler muhtaç olan kullarsınız. Allah katında olanlara, ancak ona itaat edilerek ulaşılabilir. Cehenneme götüren hayır, hayır değildir. Cennete götüren şer de şer değildir.

Kaynak: Tacettin Uzun, Arap Dili ve Edebiyatında Hulefâ-i Râşidin'in Hutbe ve Mektupları,Doktora Tezi, Dnş: İnci Koçak, Selçuk Üniversitesi, 1985, s.85-87